Friendster

 

DAGANER GURUBUNA ÜYE OLUNUZ

  • 23/6/2009 - Meğer susmak, insanın içiyle konuşmasıymış. Geç fark ettim!"...
  • Kategori: ASK


    Biliyor musun; umarsız bir yıkımdı gidişin.
    Liman boyu uzanan iç kanamalı bir suskunluktu bizden geriye kalan.


    Oysa bilmeliydin; bütün bir hayatı ürpererek yaşama cesaretiydi aşk. Ve yola çıkıldığında göze alınmalıydı aşkın adressizliği.


    Sen bir tepeden masal gibi geldiğinde gözlerime, ben kendi masalımı terk edip, gözlerine benzeyen bir deniz seçmiştim kendime. Bana aşkı öğretmişsen yorgun, terli bir tepede; bırak isyanım tam olsun yüreğimin sessizliğindeki kıyamete... bilirim sen kendince bir hayatı onarmaya düşkünsün. Onarmak içinse gidişin; sen önce seni affet. Adına mavi dediğin çoğul eksikliğinde...


    bazen seni affedebiliyor muydun, beni ağladığında?

    Bilirsin; ben ki kabilesiz bir savaşçı. Senden aldığım bütün anlamları sana geri verdim. Bir "içim"; kaldı ben de, bir de aklımın aldanmışlığı. Haklısın sende bensiz sularında elbet denizi aşmış bir okyanus telaşı yaşanacaktı. Bağışla sözlerimi. Bağışla gözlerimi. Dahası yok, fazlası az...


    bazen terk edip gidebilmeli bu şehri kendi çaresizliğinde. Bazen inceldiği yerden kopmalı hayat. Neyse! Sen benden ötede, ben senden uzakta... ne kadar çok "vardık" oysa ne kadar çok kaybolurken bile... karşımda yorgun bir adam var şimdi; özleyişlerini reddetmek uğruna yorgun düşmüş bir gemi... bu gemi nereye gidiyor usta... içim boş, gemiler boş. Bu gemi nereye gidiyor usta...

    Bir romanı bitirmiş gibiydi sustuğunda. Bende sustum onunla. en iyi yaptığımdı susmak. Uzun bir sessizliğin sonrasında "susuşlarımızda sen benim susuzluğumu dindirecek yağmurunu bulamadığını sandın, ben senin yağmurunu yağdıracak o bulutunu. Oysaki yağmur bulutta saklıydı, bulutta yağmurda. Susmasaydık bulacaktık" dedim.

    Neden geçmişin muhasebesini yapmaya başlamıştık bilmiyorum. Son sözleri iyice içime oturdu.


    "Bana bir kere susma hakkı verseydin, sana neler söylemeyecektim!
    Oysa sen hep payına susmaları aldın, bana ise hep sessizliğin ezeceği vakitlerle savaşmalar kaldı. Evet! susmak birilerini hep konuşmaya mahkum etmekti. Ve en çok konuşan en fazla hata yapandı her zaman. En çok susanın hep haklı kaldığı gibi... Sessizlikten korkan birine sessizlik dayatmak (hem de bir lütuf, bir armağan gibi) işlenen en haklı suçtu. Sen tüm suskunlukları kimseye bırakmayacak kadar bencil, herkesi suskunluğuna özendirecek kadar cömerttin.


    Sen en çok bana sustun; ben en çok sana konuştum. Sana benzemeye başladığımdaysa, bende içimi susarak döktüm. Yoksa içim dökülecekti. Susacak hiçbir şeyin kalmadığında ise içindeki sessiz diyaloglarla benden çekip gittin.



    Meğer susmak, insanın içiyle konuşmasıymış. Geç fark ettim!"...




    KAHRAMAN TAZEOĞLU
    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 23/6/2009 - :::KALBİME IYI BAK
  • Kategori: SIIR


    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 23/6/2009 - BENİ GÜZEL HATIRLA
  • Kategori: ASK



    kaybolup gıttım, belkı de bır ruya ıdım senın ıcın
    uyandın ve ben gıttım
    benı guzel hatırla
    cunku; sevdım senı ben her seyını
    sana sırdas oldum,dost oldumm, koynumda agladın
    yuzune vurmadım hıc bır eksıklıgını
    benı uzdun kınamadım
    alısıktım vefasızlıga , el oldun aldırmadım...
    benı guzel hatırla
    sayfalarca mektup bıraktım sana
    şiirler yazdım her gece cogunu okutmadım
    sakladım gunahını sevabını ıcımde sessızce gıttım...
    senden oncekıler gıbı sende anlamadın
    benı guzel hatırla


    beni guzel hatırla
    dizlerinde uydugumu dusun sacını oksadıgımı
    usuyen ellerını ısıttıgımı
    mutlu oldugun anları getır gozunun onune
    gozlerınden optugum dakıkaları...
    bırazdan kapından ıcerı gırecegımı dusun.
    sasırtmayı severım bılıyorsun


    ORHAN VELI
    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 12/6/2009 - ASKSIZ HAYAT

  • Aşk Böyle Bir Şey Demek ki!!!
     
    Eğer,
    O'nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... Ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...


    Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,

    Ve O, her durduğunuz yerde duruyor,
    Her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,
    Hüzünlendikçe ağlıyorsa...

    Dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu
    Bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
    Hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü,
    O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

    Her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O...
    Her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...
    Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez
    Özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,

    İştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...
    İştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
    Eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın
    O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...

    Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
    Özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
    Hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...
    O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... Ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
    Gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;
    Bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...
    Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...

    Dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,

    Bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
    Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,
    Sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

    O halde bugün sizin gününüz!..
    Çok yaşa 'yın ve de 'siz de görün'üz.
    Can Dündar

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 12/6/2009 - NEDİR BU AŞK ?‏
  • Kategori: ASK


    NEDİR BU AŞK ?

    Aşk neymiş öğrenelim bakalım...

    Sesini duyduğunuz anda avuçlarınız terlemeye kalbiniz deli gibi çarpmaya başlıyorsa...
    bu aşk değil HOŞLANMAK'tır
    -
    Ellerinizi ondan çekemiyor sürekli dokunmak sarılmak istiyorsanız..
    Bu aşk değil ARZULAMAK'tır
    -
    Yanınızda bir tek o olduğu için onu istiyorsanız....
    Bu aşk değil YALNIZLIK'tır
    -
    Herkes onunla olmanızı beklediği için onunlaysanız...
    Bu aşk değil SADAKAT tir
    -
    Size sıcak, yakın davrandığı için onunlaysanız...
    Bu aşk değil KENDİNE GÜVENSİZLİK'tir
    -
    Üzülmesini istemediğiniz için onunlaysanız...
    Bu aşk değil ACIMAK'tır
    -
    Ona değer verdiğiniz için hatalarını hoş görüyorsanız..
    Bu aşk değil ARKADAŞLIK'tır
    -
    Bütün gün ondan başka hiçbir şey düşünmediğinizi söylüyorsanız..
    Bu aşk değil KOCA BİR YALAN'dır
    -
    Onun iyiliği için kendinizden çok Şey feda edebiliyorsanız...
    Bu aşk değil YARDIMSEVERLİK'tir
    -
    O üzgünken sizin de kalbiniz acıyorsa...
    İşte bu AŞK'tır
    -
    Tarif edemediğiniz bir çekim yüzünden ondan bir türlü kopamadığınızı düşünüyorsanız..
    İşte bu AŞK'tır
    -
    O herkese güçlü görünmesine rağmen içindeki zayıflığı hissedebiliyorsanız..
    İşte bu AŞK'tır
    -
    Başkalarını da çekici bulmanıza rağmen hiç pişmanlık duymadan onunla kalmaya devam edebiliyorsanız..
    İşte bu AŞK'tır
    -
    Bu yazıyı aşkı başka Şeylerle karıştırmasını istemediğiniz bütün arkadaşlarınıza göndermeniz dileğiyle............
    -
    Bir ara gönderirim mi diyorsunuz
    işte bu BAHANEDİR....
    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Sadece bunu söyleyip susmak isterdim; Ebediyyen susmak. Çünkü canım acıyor; Konuştukça, arzuladıkça, özledikçe, en kötüsü yaşadıkça canım acıyor.
    Sayfa: 1 - Toplam: 364
    | Sonraki Sayfa

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS
  • DAGANER
  • ERDOGAN BOZ

    Kategoriler

    Google Gruplar
    DAGANER grubuna kayıt ol
    E-posta:
    Bu grubu ziyaret et

    Arkadaşlarım

  • daganer
  • oludeniz
  • siirkervani
  • erdoganboz
  • yasar ceylan
  • kuzey55

    Reklam

    Sitemize Destek olanlara Teşekkürler…!