Friendster

 

DAGANER GURUBUNA ÜYE OLUNUZ

  • 12/6/2009 - ASKSIZ HAYAT

  • Aşk Böyle Bir Şey Demek ki!!!
     
    Eğer,
    O'nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... Ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...


    Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,

    Ve O, her durduğunuz yerde duruyor,
    Her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,
    Hüzünlendikçe ağlıyorsa...

    Dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu
    Bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
    Hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü,
    O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

    Her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O...
    Her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...
    Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez
    Özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,

    İştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...
    İştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
    Eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın
    O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...

    Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
    Özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
    Hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...
    O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... Ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
    Gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;
    Bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...
    Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...

    Dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,

    Bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
    Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,
    Sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

    O halde bugün sizin gününüz!..
    Çok yaşa 'yın ve de 'siz de görün'üz.
    Can Dündar

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 8/6/2009 - SeNiN O KoKuNa YıLLaR ÖNCeSİNDeN GeLiRiM‏


  • adrift ll
     
     
    söyle bana
    düştüğünde düşüme ne yapmalıyım
    nereye sığınmalıyım sağanağından
    sen
    dün bir başka
    bu gün bir başak garip
    narçiçeği
    senin gözlerinden alevlenen
    o kıvılcım alevinde kaybettim diye kendimi
    yangınlarda mı bulmalıyım
     

    yıllar önce bu gün
    bir ikindi vakti düştüm peşine
    tarlalarımızın hududunda
    boy boy dizili iken selviler
    yıllar sonra şu an
    tarlalarımız aç
    selviler yok
    kim bilir kim ısındı dallarına
    serçeler başka mesken buldu yuvalarına
     

    seni beklerken
    bir çiçekten saç kokunu çalıyorum habersizce
    bir çiğ damlası düşüyor dudaklarıma
    oysa ne dudak çatlamıştır susuzluktan
    ne açlık vardır saçını kokan çiçekten öteye
    ama nedense bu diyarda
    aşk a bu denli cömert değildir bedenler
    ve her davetten boş döner
    bedeninden alacaklı eller
     
     
    untitled

    beni içine mi çekiyor bu girdap
    sana mı benziyorum git gide
    ondan mıdır
    unutkanlığıma dek gelen her çağrın
    ondan mıdır
    balı tuza
    tuzu bala katışım o esmer dudaklarında
     

    neden
    hatırasız ve resimsiz akıyor sular
    bu diyarda
    neden
    direngensiz simalar
    sevimsiz geliyor artık sulara
    sözler taşınmayacak kadar ağır
    geliyor rüzgâra
    duyamıyorum sesini
    rüzgâr da
    su da
    tenin de
    küs bana 
     

    oysa tüm yaralarım kanıyor hala
    rengini vermek için sevdaya

    unutkanlığıma denk geliyor her çağrın
    duymuyorum sanma
    eksik kalan her söz
    acımdandır
    bakma yitik cümlelerime
     

    Soft Focus

    senin o surlarla çevrili yüreğine
    gedikler açıyorum hüznümden
    her tadı eski ve tükenmiş bilincimden
    gel git ler yaratıyorum
    yüreğini benden kaçırdığın ıssız adalara
    ölsen
    peşinde geleceğim bilesin
    ki Ölüm
    sevdaları tükenmişlere davetkâr
    yaşama güdülerimiz ve aşk
    bu davette izdihama neden olmayalım diye verildi bize
    her yolcuyla yolcuydum
    tutunmasam sevdana
    birde gözlerine bakabilme arzusuna 
     

    susuyorum
    kin bile tutamıyorum bu belirsizliğe
    yine de
    gelmeyecek sevgiliye
    paydaş edilmiş yürekle beklemenin
    sancısı dinmedi
    pas renginde yağıyorken yağmurlar
    avuçlarımda yokluğundan arta kalan bir yangın
    ciğerlerimde kor gibi yanan
    sana dair bir çığlık var
     

    gelir diyorum
    bir az daha sinsin kokusu yalnızlığıma

    sabır diyorum
    belki yokluğudur anlamlandıran düşlerimi

    ama birden
    bir ses yırtarak ciğerlerimi
    gel diyor
     

    Vintage Country

    gel
    ağaçlara rengini geri ver
    suya sesini
    düşlerime elbiselerini
    kuşlara tüylerini
    isteğini dillendiremeyen çocuğum
    ağlamaklıyım
    bir kemen ezgisi gibi
    derin bir of kenarından
    çayımın siyahına
    çocukluğumun ürkek gecelerine
    bir görün
    beni üryan koy
    dolunaya giydir gülüşünü
    geceye gözlerini
    o türkünün bıraktığı yerden
    endamını toplayayım
    bulayım seni
    ne olur

     

    oysa
    dinlemedin bilmiyorum
    sarıp sarmalayıp
    sana gönderdiğim o türküyü
    ve sen dinleyip de
    düşledin mi düşlerimdeki seni
    gözlerimi gördün mü yanın başında her hali ile

     

    oysa nasılda bilirim
    bir haldır gözlerin tuhaf
    ayak basılmadık vadidir
    sincap sekişli cin
    amanoslar da kaçak
    ucu sivri bıçak
    oyar yüreğimi acılarca
     

    enter spring


    bedevi çadırlarında
    sevdalara vardı varacak çocuklara
    anlatılan bir öyküdür güzelliğin
    sağanak yağmurlarda kuyulardan çıkrıkla çekilen
    o çiçekten damlayan su ya benzer
    bollukta da aranır yoklukta da
    onsuz olmaz
    yaşam soluksuz olur da
    sevda sensiz olmaz
    gel
    böylece dur
    ne söz söyle
    ne bak
    ne de gül
    gözüm saç görsün
    gözüm yüz
    gözüm el ayak görsün
    özlemişim seni görmeyi

     

    çocukların
    uçurtmalara yüklediği birkaç yıldız
    ve görünesi yüzün geçer geceden
    ürperirim
    o sağanak bakışlarından kaçar
    soluğuna dek gelir ezilirim
    ne bir mum yak karanlığa
    ne sesine ses ver
    senin o kokuna yıllar yıllar öncesinden gelirim

     

    hasretindeyim
    bir bilsen beklemekle geçmiş kaçıncı bahardayım
    bir bilsen kimlere aşk taşımaktasın güzelliklerinden

     

     
     
    choice ll
    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 6/6/2009 - GİDEN GÜNLERİM OLDU



  • ***




    ***



    ***


    ***





    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 1/6/2009 - YANLIZLIK PAYLASILMIYOR YASANIYOR SADECE




  • Gögsümde kocama bir boşluk
    Yağmurlar yagıyor alev atan gözlerime

    Talan edilmiş bit pazarı misali herbir hatıram
    Kimileri köşe bucak kaçmakta
    Kimileri giyinmiş en güzel bayramlık entarilerini
    Sokak kadınları gibi çalım satmakta
    Yanlızlık paylaşılmazmış
    Yaşanırmış cehennem misali an be an kahırla
    Duysun sağır sultana haber saldım

    --Çağırdım gelsin uzak diyarlardan aşk
    Ben aldıkça kendime sevda masalını

    Kaçıyor benden sevdalım fırtınalara kapılmış gibi
    Gögsümde kocamanir boşluk
    Sanki bir ben istedim bu keşmekeşi
    Nerede beni bu masala zorlayan diğer kahraman
    Katili oldu gözlerimin hoyrat bir kasırgada
    Hortuma tutuldum ben bir yanda hayaller diğer yanda
    Bırak
    Yanlızlık oldu kaderim
    Ne yazık ki
    Öğretiyorlar zorlada olsa
    Yanlızlık istesem de paylaşılmıyor… 
    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 1/6/2009 - CANIM GİBİSİN::::::(:P . olgun


  • Kızgın güneşlerde seni anarım,
    Bir sende tutuşur sende yanarım,
    Sevgini söylesen aşka kanarım,
    Damarımda kanım, canım gibisin...




    Son nefesim olsan zevkle aldığım,
    Düşlere aşkınla yatıp daldığım,
    Gönlümü eline verip saldığım,
    Tenimde sol yanım, canım gibisin...



    Gelsem de diz çöksem kalbine insem,
    Ölürüm uğrunda bil ki sevginsem,
    Boynuna sarılıp koynuna sinsem,
    Ömrümde her anım, canım gibisin...



    Son nefesim olsan zevkle aldığım,
    Düşlere aşkınla yatıp daldığım,
    Gönlümü eline verip saldığım,
    Tenimde sol yanım, canım gibisin... 
     
    Perinur Olgun

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Sadece bunu söyleyip susmak isterdim; Ebediyyen susmak. Çünkü canım acıyor; Konuştukça, arzuladıkça, özledikçe, en kötüsü yaşadıkça canım acıyor.
    Sayfa: 1 - Toplam: 10
    | Sonraki Sayfa

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS
  • DAGANER
  • ERDOGAN BOZ

    Kategoriler

    Google Gruplar
    DAGANER grubuna kayıt ol
    E-posta:
    Bu grubu ziyaret et

    Arkadaşlarım

  • daganer
  • oludeniz
  • siirkervani
  • erdoganboz
  • yasar ceylan
  • kuzey55

    Reklam

    Sitemize Destek olanlara Teşekkürler…!