|
DAGANER GURUBUNA ÜYE OLUNUZ
6/6/2009
-
HOŞGELDİN KADINIM
HOŞGELDİN KADINIM Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin, yorulmuşsundur; Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını, Ne gül suyum, ne gümüş leğenim var, susamışsındır; Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim, acıkmışsındır; Beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam, Memleket gibi yoksuldur odam.
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin, Ayağını basdın odama, Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi, Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde, Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler, Gönlüm gibi zengin, Hürriyet gibi aydınlık oldu odam.
Hoş geldin, kadınım benim, hoş geldin...
 BİTME
bitme! bak, içtim, yürüdüm,kederlendim denize girdim, üşüdüm, sana geldim düş bitmeden sen bitme bitmeden sevgi gitme bitme! bak, koştum, savruldum, hep örselendim cigara ziftlendim ille de seni sevdim uzaklarda öyle çok kederlendim günler bitmeden bitme bitmeden hasret gitme bu yangın geceler, bu intihar gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar bu dolunay gecenin göğsünü yarar benim göğsümde de sana geniş bir yer var düş bitmeden sen bitme bitmeden sevgi gitme…
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15/5/2009
-
YALNIZ KADIN PORTRESİ

YALNIZ KADIN PORTRESİ Yorgun ayakları bedenini taşır mı bilmiyordum ama,Alnında ki çizgiler kahır yolculuğunun güzergahı gibiydi.Dargın, vurgun, suskuncaydı bakışları. Alnına düşen perçemini, ince nazik parmaklarıyla düzeltmeye çalıştıkça,Rüzgar daha da bir şiddetle uğulduyordu yanıbaşında. 
Sürmeli gözlerini gizlemeye çalışıyordu,Sanki ağlamasını rüzgardan saklamak istercesine.Hep vurgun dönemler düşmüştü avuçlarına,Hep yastığa gömülü sulu gözler düşmüştü bahtına.Okyanus ta savrulan dev gemilerin homurtusu vardı, yanan bağrında. 
Koca bir dünyanın ortasında piç bırakılmış bir ömür,Sessiz çığlıklarda boğulan bir sevda düşmüştü bahtına.Başını omuzlarına dayayacak bir sevdalı,Nemli gözlerinden savrulacak damlaları su niyetine yudumlayacak şahan yürekli can dı istediği. 
Perdesinin arasından sızacak sokak ışıklarına bel bağlamak,Her ayak tıkırtısında umutvar olmak düşmüştü bahtına.Kem gözlerin nazarından sakınırdı öksüz sevdasını.Bir kadında olması gereken her donanım vardı, 
vefa, sadakat, dayanıklılık ve en önemlisi de sevdası vardı.Olmayan tek şey;Alın yazısında tebessüm haram kılınmıştı."Şehrin karanlık sokaklarına bıraktım onu,Aydınlık sabahların şafağını yakalaması için"Böyle diyordu yüreğini tarif ederken. Lütfi YILDIZ |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/4/2009
-
Kaynana kalbe zararlı!

Kaynanayla yaşayan gelin, kalp hastası oluyor. Kayınvalideyle birlikte aynı çatı altında yaşamanın kadınların sağlığını olumsuz etkilediği bildirildi.
Bilim adamlarına göre, geniş ailede yaşayan kadınların ciddi kalp hastalıklarına yakalanma riski diğer kadınlara göre 3 kat daha fazla.
Daily Mail gazetesinin haberine göre, bilim adamları evde hem bir kız evlat hem anne hem de eş rollerinin stresiyle yaşamanın, tansiyonun yükselmesine ve hatta şeker hastalığına yol açarak kalp sorunlarının kapısını açtığını belirttiler.
Japon bilim adamları, aile hayatının sağlık üzerindeki etkisini anlamak için sağlıklı orta yaştaki 91 bin kadın ve erkek üzerinde 14 yıl süren araştırma yaptı.
1990-2004 yılları arasında araştırma kapsamındakilerden 671'inde koroner damar hastalıkları görüldü. 339 kişi kalp hastalığından ölürken 6255'i diğer sebeplerden hayatını kaybetti.
Araştırma sonucunda, geniş ailede yaşayan kadınların kalp hastalığına yakalanma riskinin sadece eşiyle yaşayanlara oranla 3 kat fazla olduğu belirlendi. Araştırmaya göre, çocuklarla yaşamak da çocuksuz yaşayanlara oranla bu riski iki kat artırıyor.
Halk sağlığı uzmanı Prof. Hiroyasu İso, geniş ailede yaşamanın kadını kalp hastalığına yatkınlığı artıran sigara, içki gibi alışkanlıklardan uzak tuttuğunun düşünüldüğünü hatırlatarak, ancak "çeşitli aile rollerini üstlenmekten kaynaklanan stresin" kadının bu hastalıklara karşı hassasiyetini önemli ölçüde artırdığını söyledi.
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/4/2009
-
Uykusuzluk çeken bayanlar...
Sizde geceleri bir türlü uykuya dalamamaktan mı şikayetçisiniz? İşte çözümü... Menopoz, hamilelik ve adet öncesi dönemlerde uykusuzluk sorunu artıyor. Uykusuzluğa neden olan ateş basması olarak tabir edilen hararet ve terleme uykusuzluğun önemli nedenlerinden biri... Araştırmalar menopoz öncesi ve menopoz dönemindeki hanımların % 40ının uyku düzensizliği olduğu ve uyku sorunları yaşadığını doğruluyor. Menopoz döneminde hormonal değişikliklere bağlı olarak öne çıkabilen bir başka sorunda uyku apnesi hastalığı. Horlama, ağız kuruluğu, uykudan dinlenmeden uyanma,gece boyunca uyanma,konsantrasyonda azalma,hafızada zayıflama gibi şikayetlerle ortaya çıkan uyku apnesi yine bu dönemin hassasiyetle üzerinde durulması gereken konusudur. UYKU SABOTAJCILARI Hanımlar yaşadıkları uyku bozuklarını hekimleriyle paylaşmalıdır. Uyku bozukluklarının bir aydan fazla sürmesi halinde konunun ciddiye alınarak altında yatan nedenlerin araştırılması ve tedavi edilmesi gerekir. Kalitesiz bir uykunuz varsa uyku bozukluğundan şikayetçiyseniz yani uyandığınızda hiç dinlenmemiş ya da hiç uyumamış gibi hissediyor, geceleri sık sık uyanıyor, tuvalete kalkıyorsanız uykunuzu bozabilecek tehlikelerin olup olmadığını kontrol edin.İşte bunlardan birkaçı; KRONİK AĞRILAR Baş ağrısı, sırt, eklem ve adale ağrıları gibi kronik ağrı şikayetleri uyku bozukluklarına neden olan etkenlerden biridir. BİYOLOJİK SAAT Uyku bozukluklarına neden olan faktörlerden bir değeri stres, depresyon ve kaygı hali gibi ruhsal sorunlardır. Vücudun biyolojik saatinin aksine normal uyku saatleri dışında uyuyanlarda yahut vardiyalı çalışanlarda sıkça yaşanan bir faktördür. KÜÇÜK ÖNLEMLER Uyku saatine yakın çay kahve tüketmeyin. Yatmadan önce TV izlemeyin bilgisayar kullanmayın. Akşamları acılı tuzlu ve ağır yemeklerden kaçının. Eve iş getirmeyin, geç saatlere kadar çalışmayın
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/3/2009
-
Dünya kadınlar gunu kutlu olsun
|
|
|
Hakkımda
Sadece bunu söyleyip susmak isterdim; Ebediyyen susmak. Çünkü canım
acıyor; Konuştukça, arzuladıkça, özledikçe, en kötüsü yaşadıkça canım acıyor.
|
|